Barudi Cafe & Bar

Kültür Mirası


Barudi Cafe & Bar

Uzun yıllar İbrikçi Ailesine ait olan ve zmana içerisinde kaderine terk edilen bina, metruk ve kullanılmaz bir haldeyken M.Taha BARUTÇU ailesi tarafından alınıp Anıtlar Kurulu kararı ve gözetiminde orjinal halinin birebir aynısı olacak şekilde tarafımızdan restore edilmiştir.

Bu eşsiz mekan geçmişin bir nefesi, gülen yüzü olarak Barudi Cafe & Bar ile yeniden hayata merhaba demiştir...

Bundan 6 yıl öncesine dönüp bakıldığında Barudi Cafe’nin çok güzel bir süreçten geçtiğini görebiliriz. Yıllar öncesinde beraberce karar verip bu güzel tarihi mekanda hayallerinin ilk adımını atan Barudi Cafe ekibi mekanı ilk bulduklarında içindeki yaşanmışlığı ve hikayesini bugüne güçte olsa birebir taşımaya karar verdikleri gibi diğer türlüsünün hem bu kadar güzel yerine oturmayacağını, hem onlar için belki de bu kadar değerli olmayacağını düşünmüşler. Belki zamanla yeni de eskiyecek ve oda bir geçmişe sahip olacaktı ama, onlar buna rağmen binanın kendini olduğu gibi muhafaza etmesini istemişler ve başından bu yana hep bu fikri öncü kılmışlar. Yapım aşaması her ne kadar 3 yıl sürmüş olsa da, yaklaşık bir 20 yıllık hayalleri olduğunu söyleyen Barudi Cafe ekibi bu hayalleri için güzel ve naif birikimlere gitmişler. Buna en güzel örnek şu olabilir; Atılmak üzere olan koltuklara ‘aman sakın ha’ diyeli ve o koltukları alalı bir 12 sene olmuş. Bu tür yapılar onlar için önemli ve kıymetli olduklarından sarıp sarmalayıp depoda tutmaya başlamışlar. Yani bunların her biri bir birikim 3 sene içerisinde aşama aşama burası yapılırken kumbara gibi olmuş. Elbette dekarosyon süreci boyunca ellerindeki mevcut eşyaları nereye nasıl yerleştireceklerini kafalarında çizmişler. Avizeyi seçerken, avizede ne olması gerektiğinden onun altına uygun olacak tabloya kadar küçük ama naif detaylar. Bu gibi detayların oluşumu , kumbara gibi biriken eşyalarla olmuş. Elbette mekanda yeni alınan yeni eşyalar da var. Fakat Barudi Cafe bu konu hakkında çok güzel bir görüş dile getirmişler;

“Ama arzu ettiğimiz şey , eskiyle yeni bir arada yaşamayı öğrensin Yani, nineyle torunun bir arada yaşayabileceği alan olsun . Eşyalar arasında aynı iletişim var olsun. Eski yeniyi kollasın, yeni de eskiden bişeyler öğrensin. ”

Anıtlar Kurulu izniyle başlayan restorasyon sürecinde binanın ahşabı, taşları dekorasyonu ve yapısı korunarak bugünkü haline gelme yolunda ilk adımlarını attı. 2009-2010 yıllarında başlayan bu süreç 2013 yolunda muvaffakiyet,memnuniyetle sonuçlandı ve bugün içinde bulunduğumuz bu noktaya geldi. Sonuç yapının her eşyası kendi hikayesini temsil edebilmesi için gereken bütün incelikli ve nitelikli korumalardan geçti. Hiçbir eşya hiçbir parça atılmadan ve üzerindeki izleri kaybolmadan 3 yıllık süreçte aşama aşama ilerlendi ve bugünkü o görkemli yerlerini aldılar. Bugün geldiğimiz bu noktada tarihi ve hikayesi olan her eşyanın olduğu gibi kalmasının mümkün olduğunu görerek ve bunu kıvançla yapan Barudi Cafe ekibinin mutluluğunu, başarısını sizinle paylaşması için her ahşabı, taşı ve yapısı hikayelerle dolu Barudi Cafe’ye bir kahve vesilesiyle o hikayeleri yakından görmeye gitmelisiniz.


Paylaş